Betül Odabaş,  Çocuklar İçin

VAMPİRLER GERÇEK Mİ?

Geçtiğimiz senelerde dünyaya bulaşıcı bir hastalık yayıldıktan sonra hepimiz çok endişelenmiştik. Haberleri izledikten sonra şey diye düşünmüştüm: “Herkes birden vampirlere dönüşecek!”

Mesela annem sabah ekmeğime anneannemin yaptığı portakal reçelini sürerken birden dönüşecekti. Babam için “İnşallah araba kullanırken dönüşmez.” diyordum. Yoksa okula geç kalır öğretmenlerden azar işitirdim.

Ama öğretmen ders anlatırken dönüşse güzel olabilirdi. Ders kaynardı! Bu sırada kendimin dönüşmeyeceğine de emindim. Çocuklara kimse bile isteye zarar vermezdi.

 

Sonra öğrendim ki böyle bir şey yok. İnsanlar sadece çok ağır bir hastalık geçiriyorlar. Bol bol dinlenmeleri, vitamin takviyeleri almaları, sağlıklı beslenmeleri ve su içmeleri gerekiyormuş.

Yine de vampire dönüşmek fikri kafamda kalmıştı benim. Ama neydi ki vampir?

Zıpır ve meraklı bir çocuk olarak hiç durmadım. Hemen gittim kütüphaneye.

Benim geldiğimi gören pembe çerçeve gözlüklü, pofuduk yanaklı hanımefendi gülümsedi.

Bana nasıl yardım edebileceğini sordu.

Vampirlerle ilgili ne var ne yok öğrenmek istiyorum, dedim. Tekrar güldü. Çok komikti sanki, büyükler hep merak ettiklerinizi araştırın demez mi? Ben de araştırıyordum işte.

Önüme birkaç kitap bıraktı. Yaşıma göre biraz karmaşık olabilirmişmiş. Zaten kitapların puntoları da küçükmüşmüş. Bana çok kolay gelsinmişmiş.

Sağ olun, dedim ve hemen yumuldum kitapların başına.

Gerçekten çok ilginç şeyler öğrendim. Hiç böyle olacağını tahmin etmiyordum.

Meğer vampir, Türkçe kökenli bir kelimeymiş! Kütüphanenin ortasında “Neeeeeee!!” diye bağırıp sesli düşünmüşüm. Pofuduk yanaklı hanımefendi beni nazikçe uyardı.

Meğer bu kelimenin aslında ilk hali Türkçedeki “obur” kelimesiymiş. Ama yemekle içmekle alakası yokmuş bu işin.

Eskiden bazıları canavarların gelip insanların yaşam enerjilerini emdiklerine inanılırlarmış. Bu kişilere de “Obır ya da Ibır” denilirmiş. Aslında bunun en büyük sebebi kişilerin hastalandıkları için renklerinin solmasıymış. Yüzleri bembeyaz olunca bir canavarın gelip insanların rengini “hüüüüüp” diye çektiklerini sanarlarmış. Bu yüzden korkup evlerinin baca deliklerini falan kapatıyorlarmış. Bacalarını kapatmakta haksızlarmış ama kelimenin kökü “hüüüüp diye çekmekle” çok  bağlantılı. Çünkü obur, eski Türkçedeki “op-“ fiilinden geliyor. Bu da “yutmak, emmek, içine çekmek” demek. Yani eskiden “su öpmek” denildiğinde su içmek kastediliyormuş. Bu araştırmadaki tek gerçek, kelimelerin anlamları tabii.

Çünkü insanlar günümüzdeki gibi sadece hastalanıyorlarmış. Başka bir şey yokmuş.

Tam üzülecektim ki aslında bunun iyi bir şey olduğunun farkına vardım. Vampirler yoktu! Hiçbir zaman olmamışlardı! Ama en son okuduğum kitapta geçen bir cümle aramızda yaşayan bazı vampirlerin olduğunu söylüyordu. Merakla parmağımı gezdirdim sayfada. Şöyle diyordu: “Vampirler, hayali olan kişileri ciddiye almayıp vazgeçirmeye çalışan insanlardır. Bu tarz vampirlere karşı evinizin bacalarını kapatınız!”

Bir yorum

  • Zeynep

    Vampirler, hayali olan kişileri ciddiye almayıp vazgeçirmeye çalışan insanlardır. Bu tarz vampirlere karşı evinizin bacalarını kapatınız!”
    Bugünler yanımda yoldaş olmaya talip bir cümle,, hayatımın merkezine alacağım,,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir